
Arka Kapak: Hikayemiz, bir pazar sabahı gazetesini okumakta olan Hector Berlioz'un -ki kendisi Türkiye'de yaşayan bir Fransız Türk'üdür- şu ilanı görmesiyle başlar: "25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmk amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor." Hector Berlioz aradığı adamı bulmuştur!
Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalar'da gerçek, düş ve kurgu arasında usulca ve ustaca hareket ederek okura baş döndürücü bir hikaye anlatıyor... Bu zengin kadrolu saçma-komik macera, Beşiktaş Balık Pazarı esnafından, saygın üniversite hocalarından, poturlu-sakallı medrese talebelerinden, gangsterlerden ve alter egolardan geçerek katarsis garantili elektro-psikanaliz yöntemine, P 330 paradigmasına, içinde üç milyon dolar bulunan bir çantaya ve daha nice fantazyaya açılıyor. Canıgüz kıvrak, eğlenceli ve heyecanlı anlatımıyla, hikayeyi kah Dağıtıp kah toparlayarak, son ana kadar okuru şaşırtmaya devam ediyor.
Alper Canıgüz: 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Okuma sevgisini babasına, yazma tutkusunu müzik kabiliyetinin olmayışına borçludur. Kahkahalarla ağlatan ve hıçkırıklarla güldüren kitapların yazarı olarak anılmayı isteyen Canıgüz, politik açıdan kendisini narsisizme yakın bulmaktadır.
3 yorum:
ben bu adamın oğullar ve rencide ruhlar'ı nı okumuştum. ve bayılmıştım. bu da güzele benziyor. okumak isterim en yakın zamanda.
bence bunu da seversin. psikolojiyi de seviyorsan daha da bir keyif alırsın bence (=
kitabı alırken oğullar ve rencide ruhlar'la tatlı rüyalar arasında kararsız kalmıştım, ama birşey farketmeyecek sanırım onuda okuyacak gibiyim en kısa zamanda (=
psikoloji okuyorum zaten o sebeple seveceğimden eminim canım. en kısa zaman da okuyacağım. teşkür ettim.
Yorum Gönder