26.12.09
kokoreç kokokokoo
"coco avant chanel"i izledim nihayet. filmi izlemek istememin sebebi chanel'in hayatından çok audrey tautou'ydu. ama audrey kadar coco'dan da etkilendim, inkar edemem. markalarla vs. ile pek ilgim alakam yoktur fakat tamamen de bihaber değilim. sonuç olarak coco chanel'e saygı duydum. audrey zaten baştacı. gerçi ben "devil wears prada"yı da çok sevmiştim.bak ya yine dikiş öğrenme damarım kabardı. birkaç senedir deli gibi dikiş dikmeyi öğrenmek istiyorum. patron falan çok ilginç.
herneyse.
20.12.09
palas pandıras
uzun süredir yazamıyorum birşeyler. ne klavye ne de kağıt kalem cazip gelmiyordu bu aralar. aylar süren sınavların da etkisi var sanırım bunda. okumaktan ve yazmaktan sıkıldım.
*
kendimi çok boş hissediyorum bu aralar. sanki çevremdekilere aktaracak hiçbirşeyim yok gibi. düşünemiyorum gibi. düşünüyorum da uyulayamıyorum gibi. üşengeçlik var serde. bu durgunluktan hoşnut değilim ama. yakında geçer umuduyla harcıyorum zamanımı. içime kapanasım var.
*
son 3-4 aydır birşeyler değişiyor hayatımda. isim koyamam şu an bu değişikliklere ama iyidir iyi. alışmaya çalışıyorum sadece. bazen durup uzaktan bakmak istiyorum kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma. ama onuda yapamıyorum. sanki çokçok ağır birşey var üstümde ve ben onu kaldırıp hareket edemiyorum bir türlü.
*
sabretmek lazım.
*
tanımadığın birini sevebilmek çok garip. sevmek kendiliğinden mi olur yoksa sevmek çalışılarak olacak birşey midir?
*
fotoğraf makinamı da yeniden ele almalıyım özledim.
*
g. iyi haberler verdi tam da bu yazıyı yazarken. birden bir mutluluk dolddu içime. sanırım üzerimdeki yükün bir kısmı uçtu gitti.
*
hayat bize güzel (.
*
başlık: can yücel'den
fotoğraf: simon crubellier
13.12.09
"birini elde edinceye kadar uğraşan, sonra sıkılıp bırakan. aşka inanmayan, ama insanları kendine bağlamaktan büyük zevk alan aptal. ..." diye ne güzel ifade etmiş larien. işte o küçük aptaldan bir tane benim içimde de vardı. umarım bu sefer gitmiştir. ve herşey çok güzel olur.
dün geceki dostum yine bira ve kahve.
zaman zaman okuduklarımı paylaşmaktan kendimi alamıyorum.
http://anahtardeligi.blogspot.com/
http://anahtardeligi.blogspot.com/
12.12.09
aşık mıyız?
biz çok mutluyuz. hayat çok garip. ama istediğimiz gibi... çok hızlı. daha çok vakit geçirsek. hep istesek hep gerçekleşse. herkes sevdiceğine kavuşsa. çiçekler böcekler falan işte ama mevsim kış, havalar soğuk. yinede seğmenler parkı bu havada bile çok güzel. hele ki elinizi tutan, içinizi ısıtan sıcacık bir el varsa... ama yoksa onun da ayrı bir güzelliği var. o da olmalı bazen ama süreklilik iyi değil.3.12.09
Aklıma sokakları dolaşan devrimci çocuklar geliyor. Hangi sokağa sapacaklarını hala bilmiyorlar mı diye endişeleniyorum. Hangi gün öleceklerini bildikleri gibi... Ne zaman dışarı çıksam bu çocuklarla karşılaşıyorum. Dünyanın en güzel yüzleri onların. Dünyanın en güzel sol elleri onların, dünyanın en güzel gözleri... Devrilip dursalar da hala onlara bakınca hayata bağlanıyorum. Kocaman pis sürülerin üstüne yürüyen hala onların siyah kazakları. Hala en coşkulu hikayeyi uzatıyorlar nefretin kollarına. Kırılsın istiyorlaar bu kör duvarlar. İnsan devrilecekse senin gibi devrilmeli Atilla, onlar gibi.
umay umay
bütün güzel çocuklar şüpheli sayfa24
fotoğraf. i.Anton
23.11.09
ama bu şarkı...
lise zamanlarıma armağan bu şarkı... ne söylerdik bunu ve diğer şarkıları.. konsere gitmekte taa üniversitenin ilk yılı kısmet olmuştu. hey gidi hey. şimdi klip çekmişler hacı. bak izle dinle. hergün içeceğim ve sana pis pis güleceğim...
Dengesiz Herifler - Her gün içeceğim
Dengesiz Herifler | MySpace Music Videos
Dengesiz Herifler - Her gün içeceğim
Dengesiz Herifler | MySpace Music Videos
18.11.09
aklımı tutamadım kafatasımda, uçtu uçtu!
http://fizy.com/s/1ahu7a
duman grubu diye anons etmeyeymişin iyiymiş be nejat abi. neyse.
bu arada kerhane lafını dershane lafından daha sempatik bulmaktayım. o ne öyle dershane böğh.
duman grubu diye anons etmeyeymişin iyiymiş be nejat abi. neyse.
bu arada kerhane lafını dershane lafından daha sempatik bulmaktayım. o ne öyle dershane böğh.
14.11.09
bu blogun yetkilisiyle görüşmek isteyen şey'e
aradığınız kişi hayattan kopmak üzeredir. 5haftaya yayılmış vizelerinin 7tanesini 6güne sığdıran öğrenci temsilcisi ve danışman hocasına sayıp sövmekte, yeni seçilen dekan yüzünden okulunun hiç bitmeyeceği inancına kapılmaktadır. yapamadığı birçok şey, gerçekleştiremediği birçok hayal,eksiklikleri immun sisteminin de zayıfladığı şu günlerde yüzüne birer tokat gibi inmektedir. sayılan ve sayılamayan birçok sebepten aradığınız kişinin depresyona girmesine ramak kalmıştır.
.
.
12.11.09
panik vardı bi ara deniz yılmaz falan..
sanırım artık ders çalışmaya başlamalıyım. oyalandıkça vicdan azabım artmakta. bugünkü eşlikçilerim elliott smith ve lady&bird.
neyse işte önümüzdeki hafta bissürü vize olması yetmiyormuş gibi bir de quizleri sıkıştırdılar aralara.
ahh okuyacak fakülte mi yoktu anasınısatiim. mis gibi uludağ'da okumak vardı işte. niye ankara'da kaldım ki tercih yapan kafamasıçiim.
amaan bullshit!
toksikolojiden de 40 almışım ki sorma.
hadi sen burdaki şarkıyı dinle. çok beğenirsen de bana mesaj bırak sana albümü yollarım.
yea.
p.s: haberlerdeki domuz gribi abartmaları bit artık olur mu.
11.11.09
sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
***
8.11.09
isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü...
anahtardeliğine şöyle bir göz attımda 2007 eylülünde başlamışım blog yazmaya. o zamanlar ne güzel yazarmışım. artık öyle uzun cümleler kurmaya ne sabrım ne de kelimelerim yetiyor. twitter, facebook ve türevleri ile çok fazla blog okumanın beni kesinlikle olumsuz etkilediğini düşünüyorum. okudukça yazasım gelmiyor çünkü. bu huyumdan vazgeçmeliyim. çok okumaktan mı okuyup okuyup yazamamaktan mı?
okumayı reddetmek istiyorum. şu an. mümkünse birkaç kişi dışında kimseyi okumayayım. yapabilir miyim? belki evet belki hayır. yapmak istiyor muyum? evet.
okumayı reddetmek istiyorum. şu an. mümkünse birkaç kişi dışında kimseyi okumayayım. yapabilir miyim? belki evet belki hayır. yapmak istiyor muyum? evet.
bir garip domuz gribi.
yine yeniden fırsat buldukça diğer bloguma daha mühim konular hakkında yazılar yollamaya başlayacağım.
az önce domuz gribi hakkında gelen bir mesajı aynen kopyalayıp yapıştırdım.
uyanık olun.
link: anahtar deliği - domuz gribi hakkında
az önce domuz gribi hakkında gelen bir mesajı aynen kopyalayıp yapıştırdım.
uyanık olun.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

.jpg)






