31.8.09

amanda kimler gelmiş, kimler gelmiş...

hahha bilog fazla sevinme çünkü ben geldim, sürpriz biri değil ne yazık ki. tatil matil derken onuda tükettim geldim işte. sevinme dedim çünkü bir sürü kafa karışıklığıyla birlikte döndüm. yani bu da demek oluyor ki bu aralar başını çok şişiricem. 7günde 3 kitap bitirdim. az miktarda yüzdüm. bol miktarda uyudum. yeterli miktarda oksijeni ciğerlerime doldurdum. yanan zeytinliklere şahit oldum. gezdim, dolaştım falan. herneyse bunlar mühim şeyler değil. kafamdaki 40 tilkiyide şu an anlatmak gibi bir amacım yok zaten çantamı boşaltıp odamı toparlamam gerekiyo şu an. ama artık seni ihmal etmicem bebeim, internetimede sanada yeniden kavuştum ya sırtım yere gelmez artık. hadi bakalım şimdilik öptüm gözlerinden.

ay bir de şu aşağıdaki şarkının melodisine çok fena aşinayım. tanıdık birşeyler var sanki. hayırdır acep..

Patrick Wolf - Hard Times

30.8.09

apti ile şapşal

20temmuzdan beri ilk kez bugün hiç haberleşmedik. buyrun burdan yakın.

14.8.09

bir daha...

dilek dilersem eğer biraz akıl fikir dileyeceğim. bana hatırlatın olur mu?

ben

kendimde değilim bir haftadır falan. hangi cesaretle nelere kalkıştığımı farkedmiyorum. ya da farkında olarak yapıyorum herşeyi. hangisi daha kötü şimdi?
seninde sorduğun gibi neden burdasın? verdiğin cevap gibi merak işte benimde tek cevabım. peki sor bana pişman mıyım? ooooo of. aslında değilim. hani yapmasak etmesek aklımda kalırdı. ama yapmasakta daha iyi mi hatırlardık ne? yinede kuzene saygılarımı sunuyorum. sağlam çıktı valla. hadi bu yazıdan yanlışlıkla birşey anlayan olursa aramızda kalsın...

last night

operation completed...

13.8.09

bugün klinikteki 32.günümmüş. üşenmedim saydım. yarın son günüm. 5 haftadır haftaiçi haftasonu demeden sabah 9 akşam 9 burdayım. alışmışım. öyleki özlemle beklediğim tatili bile unuttum. amma velakin yarın son gün işte. cumartesi akşam semalarına doğru denize ulaşmış olacağım. şaka gibi. 5hafta su gibi akıp geçti ve ben neredeyse hiç sıkılmadım. oysa ki aynı yerde aynı insanlarla uzun süre bir arada olmak sıkardı beni bir süre sonra.
herneyse durumum budur işte. şu anda klinikten yazıyorum bunları. olan biten birsürü şey var bu arada ama inan yazıcak ne halim ne de isteğim var be blog. ama söz zaman zaman sana anlatıcam bazı şeyleri...

24.7.09

haydi biraz heycanlanalım. kalbimiz küt küt atsın. gülelim, neşelenelim. gizem'in kedisiyle oynayalım mesela. çay içelim bahçede. operasyon gelince doluşalım salona tüm hazırlıkları yapıp hocayı bekleyelim. öğrenelim, uygulayalım. otelde oynaşalım. odada yayılalım. sıkılınca balkona çıkıp derin bir nefes alalım. traş yapıp kaşınalım tüm gün. sadece bakışarak anlaşalım. birlikte şarkı söyleyelim. gözgöze gelince istisnasız gülümseyelim. ne dersin?

23.7.09

.

o değilde ben bu salaklara çok alışmışım ya feci özlüyorum 3 gün görmesem.

.

21.7.09

uff! beynim başlık düşünmeye müsait değil.

bu iş hayatı beni çok yıpratıyor dostum. sabah en geç 8de evden çıkmış oluyorum. akşam dönüş saatim ise muallak, en iyi ihtimalle saat 9gibi evde oluyorum. üstelik buna hafta sonları da dahil. ha faydası olmuyor mu? tabiki oluyor hatta şöyleki şu 10günde 3yılda öğrendiğimden çok daha fazla ve faydalı şey öğrendim.
ama yinede merak ettiğim birşey var: sevgili hayvan sahipleri hayvanınızı herhangi bir sebeple hekiminize götürmek için neden akşam saat 7den sonrasını beklersiniz?

çok yoruluyorum olm öyle böyle değil. dansetmek bile bu kadar yormuyordu vallaha. ama yinede ne iyi yapmışım lan. peeeh mesleğimi seçen aklımı seveyim!

üzülme blog senide seviyorum.

19.7.09

lal la lalala


Battaniyem - Multitap

patlamış mısır, kahve fincanım, korku filmi
gelmesin sakın üçlü koltuğun sürpriz ismi
yordu onların sahte dertleri, geçti şimdi
battaniyem kareli battaniyem değerli her saniyem değerli her saniyem

multitap

.

"röportaj with cool people"

okimki.com diye bir site varmış. güzel insanlarla röportajlar yapar, bizlere anlatırmış.

.

kasvet


daha fazlası için J Bennett

bıktımaldımsattımmusluğuaçtımktıpasınıtaktımbaranınbabasıdenizin halasıbitsedegitsek


birazcık dinlenebilseydim eğer herşey nasıl olurdu acaba?
şöyle götümü başımı yaya yaya uyusam öğlenlere kadar,
miskin miskin kahvaltı yapsam,
elimde kumanda dolansam kanallar arasında,
akşama doğru dışarı çıksam arkadaşlar muhabbet falan ya da alışveriş yapsam şuursuzca, hatta denize gitsem yatsam uyusam yine güneş altında,
gece bar bar gezsem, sabaha doğru dönsem,
kafamdaki 40tilkinin 40ınında kuyruğu birbirine değse.
bö ve mö bu işleri bıraksalar(!),
hayat bayram olsa.

* fotoğraftaki 3 cesur, çılgın ve sarhoş insanı çok seviyorum. iyi ki varlar.

1.7.09

10 gün festival arası.


sevgili blog sen bu satırları okurken ben çoktan yola çıkmış olacağım. sabah son sınava girdim. bu akşam 9da kıbrısa doğru yola düşüyorum. arayan soran olursa söylersin selamlarımı da iletirsin. öpüyorum çok.

let's go!

yarın sabah son finalime de girip. gidiyorum 10 günlüğüne.
biraz enerji ve mutluluk depolayıp dönmeyi düşünüyorum.
şu an ne tam olarak sınava hazırım ne de bavuluma bir parça eşya koymuş durumdayım. herşeyi yine son ana bıraktım. işe biraz heyecan katmak lazım tabi değil mi?